Prohibition Nedir?

Prohibition (İçki yasağı) Nedir?

Filmlerde ve edebiyat eserlerinde sıkça karşımıza çıkan Prohibition dönemi, ABD’de Volstead yasası olarak da bilinen anayasanın 18.maddesinde yapılan değişiklik ile alkollü içeceklerin üretilmesini, satılmasını ve dağıtılmasını yasaklanmasını ifade eder. ABD tarihinin oldukça sıra dışı dönemlerinden birisidir. Dizi sektöründe Boardwalk Empire, sinema sektöründe ise Public Enemy, Little Caesar, Scarface, The Great Gatsby, Once upon a  time in America gibi filmlerde prohibition izlerini görmek mümkün.

Peki böyle bir kısıtlamaya neden gidildi? Yasağın arka planına biraz bakmakta fayda var. Öncelikle ABD’de hakim olan erkek egemen salon kültürünün, 1800’lerin sonundan itibaren hem sosyal hem de siyasi yozlaşmayı beraberinde getirdiği tartışmaları üzerine Hıristiyan kadın örgütlerinin ve evanjelist protestanların uzun yıllar süren ciddi propagandaları mevcuttur. Özellikle kırsal kesimde yaşayan evanjelist protestan Amerikalılar yasağın gelmesi için uzun yıllar mücadele etmişlerdir. Kadın toplulukları aile içi şiddetin ve aile kültüründeki yozlaşmanın sebebini alkol olarak göstermiş, yurt çapında verdikleri vaazler ile pek çok kadını ve Hıristiyanı kendi saflarına çekmişlerdir. Bu örgütlerin başında WCTU (Woman’s Christian Temprance Union) gelir. 1900’lerden sonra ise alkol ile mücadelede bayrağı Anti-Saloon League devralmıştır. WCTU ve Anti-Saloon League gibi örgütlere göre alkol Amerikan aile yapısını tehdit etmektedir ve artan tüketim aile içi şiddeti, ayrılıkları ve toplumsal felaketi beraberinde getirmektedir. Ku Klux Klan ve pek çok evanjelist Hıristiyan örgütü de alkole karşı olan kampta yerlerini almışlardır.

Alkol tüketiminin yasaklanmaması gerektiğini savunan tarafta ise Katolik Hıristiyanlar, Bira endüstrisi ve Lütheran Alman-Amerikan toplulukları vardır. ABD 1.Dünya savaşına girdikten sonra Almanların marjinalize olması, bu kampın gücünü kırmış, bira üreticileri de prohibition’a giden süreçte pek çok eyalette birer birer kapatılmış. Nihayet 1920’da ülke çapında, Volstead Yasası yürürlüğe girmiş ve alkol üretimi, dağıtımı ve satışı yasaklanmıştır. Yasa, başkan Woodrow Wilson’un vetosuna rağmen kongreden geçmiştir. Dönemin anti-alkol lobisi son derece başarılı ve etkili bir kampanya yürütmüştür. Dini amaçlı şarap üretimi serbest bırakılmıştır. Federal yasa bireysel tüketimi ve üretimi sınırlamasa da, pek çok eyalet Volstead yasasını daha da ileri taşımış ve bireysel üretim ve bulundurmayı da suç kapsamına almıştır.

 

Prohibition’ın sonuçları ne oldu?

Açık konuşmak gerekirse, Prohibition beklenen sonuçları vermemiştir. Bunun sebeplerini şu şekilde sıralayabiliriz.

  • Yasa, halk genelinde, hatta kanun uygulayıcı ve koruyucu birimler arasında bile geniş bir taban bulamamıştır. Alkol tüketimini marjinal bir eylem olarak görmeyen ve yasalara saygılı pek çok vatandaş yasaklamayı aşırı bulmuştur.
  • ABD’nin coğrafi yapısı, yasağın uygulanmasının önündeki bir diğer engeldir. Kanada ve Meksika ile geniş sınırları olan ABD’de, içki kaçakçıları bu sınırları ve deniz yollarını kaçak içki tedariki için kullanmışlar, polis ve diğer emniyet birimleri kaçakçılıkları engellemekte yetersiz kalmışlardır. Ayrıca ABD’nin geniş gölleri ve akarsuları da içki taşımasında kullanılmış, güvenlik birimleri tüm tedarik yollarını tutmakta zorlanmışlardır.
  • Yasağın icra edilmesi ile ilgili olarak yerel polis, federal güçler ve IRS gibi kurumlar seferber edilmesine karşılık, bu birimlerin kaynak yetersizlikleri ve birimler içerisindeki yozlaşma da etkin bir icrayı engellemiştir. Pek çok bölgede içki kaçakçıları yerel emniyet ve yargı birimlerini maaşa bağlayarak rahatlıkla gözlerini kapamalarını sağlamış ve içki kaçakçılığını sürdürmüşlerdir.
  • Salon ve bar kültürü yerini, “speakeasy” adı verilen, el altından içki satışının yapıldığı özel ve kendi alt kültürü olan mekanlara bırakmıştır. Salon kültürünün erkek egemen ve maço yapısının kırılması sonucunda, kadınlar da bu speakeasy adlı mekanlarda giderek alkol tüketmişlerdir. Sadece New York’ta prohibition döneminde 30.000-100.000 arası speakeasy olduğu tahmin edilmektedir.
  • Prohibition, ABD genelinde şok etkisi yaratan bir mafyalaşma, kaçakçılık ve suç dalgasını beraberinde getirmiştir. İçki tedariki yaparak inanılmaz para ve güç kazanan mafya ile, ABD polisi ve diğer güvenlik birimleri mücadele etmekte zorlanmıştır. Prohibition karşıtları, ABD’de suç örgütlerinin 1920’ler ve 30’lardaki önlenemez yükselişinin arkasında içki yasağının olduğunu söyleyerek yasayı eleştirmişlerdir. Mafya, içki kaçakçılığı sayesinde büyük para ve güç kazanmıştır. Bu güçlenen mafya ile mücadele için federal hükümet büyük kaynak ayırmak zorunda kalmıştır.
  • Biracılık ve şarapçılık sektörü durma noktasına gelmiştir. ABD’de bira ve şarapçılık sektörü yasak döneminde büyük zarar görmüştür. Binlerce insan işsiz kalmış, yerel ve ulusal ekonomi durumdan olumsuz etkilenmiştir. Özellikle 1929 krizinde, hükümetler çok ihtiyaç duyacakları vergileri toplayamamışlardır.
  • Tüm eleştirilere rağmen, Prohibition en etkili döneminde ABD’de içki tüketimini yarı yarıya azaltmıştır.

Prohibition ne zaman sona erdi?

Büyük Başkan

ABD demokrasisi içerisinde başta Association Against the Prohibition Amendment. olmak üzere 40 kadar sivil toplum örgütü Prohibition’ın kalkması için uzun yıllar mücadele etmişlerdir. Prohibition dönemi, başkan Franklin Delano Roosevelt tarafından, kendisinin de seçim kampanyasında söz verdiği üzere 1933‘te yürürlüğe giren Cullen–Harrison yasası ile sona ermiştir.

Başta yasağa destek veren kırsal kesim çiftçileri de, tahıl üretimindeki gerileme nedeniyle yasaktan desteklerini çekmişlerdir. Devletin çok önemli vergi gelirlerinden olması, sektörde çalışan binlerce insanın işsiz kalması, ekonomik durgunluğu aşma çabaları, yasağın ne derece etkili olduğu hakkındaki şüpheler ve suç örgütlerinin içki tedarikindeki başarısı, yasağın kaldırılmasında önemli rol oynamıştır. Pek çok prohibition taraftarı dahi, geçen yıllar içerisinde illegal olarak içkinin tedarikinin sürmesi ve suç örgütlerinin yükselişi üzerine yasadan desteklerini çekmişlerdir. John. D. Rockefeller Jr. da bunlardan biridir ve pişmanlığını 1932’de yazdığı bir mektup ile kamuya duyurmuştur. Yasağın ardından ABD’de biracılık ve şarapçılık sektörünün ayağa kalkabilmesi uzun zaman almıştır. Firmalar unuttukları sektörel bilgiyi ve ölçek ekonomisini tekrar toparlamakta zorlanmışlardır. ABD’de içki tüketimi, prohibition öncesi seviyeye ancak 1940 yılında ulaşabilmiştir. FDR’in imzası ile kaldırılan Prohibition, hala ABD sosyal ve kültürel yaşamında hafızalarda yer almakta, sanat eserlerinde işlenmektedir.

Kaynak: https://en.wikipedia.org/wiki/Prohibition_in_the_United_States#Repeal

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir