İnsan Avcısı (1975) Film İncelemesi

Cüneyt Arkın, Ecevit, CIA ve Kıbrıs Barış Harekatı – İnsan Avcısı

1975 tarihli İnsan Avcısı filmi, Kıbrıs Barış Harekatı sonrası Türk toplumunun ve siyasetinin arka planda yer aldığı bir aksiyon/polisiye olarak göze çarpıyor. Yönetmen koltuğunda ve senaryoda Duygu Sağıroğlu ismini gördüğümüz film, Kıbrıs çıkarması sonrasında Türkiye’yi uluslararası arenada güç duruma düşürmek isteyen ABD-Yunan ortaklığının bir portresini çiziyor. Filmin senaryosuna göre, ABD-Yunan ortaklığı Türkiye’yi uyuşturucu üretiminin ve ticaretinin bir kaynağı olarak gösterme gayreti içindeler. Başrolünde narkotik komiseri Metin’in (Cüneyt Arkın) yer aldığı emniyet ekibi ise bir yandan Amerikan narkotik birimlerini ülkede misafir ederken, öte yandan onların hain ve sinsi planlarını ters düz etme gayreti içine giriyor.

Anti-Amerikan, Anti-Emperyalist Bir Film

Film özellikle çıkarma sonrasındaki ambargonun da etkisiyle, ülkedeki “Ecevitçi” ve anti-Amerikan ruhu yer yer yansıtmaya çalışıyor. Yunan ortodoks kilisesinin ve ABD gizli servisinin ortaklığı, ülkeye gelen ABD narkotik polislerinin eski Vietnam gazisi olmaları ve Vietnam’daki vahşetleri ile övünmeleri, sendikal hareketlerin yer yer zor kullanılarak bastırılma girişimleri filmin sol damarının etkisinin hissedildiği enstantaneler olarak göze çarpıyor. Filmde anti-emperyalist ruhu görmek ziyadesiyle mümkün. Filmin geri kalanı ise klasik Cüneyt Arkın aksiyonu olarak kotarılmış. Belki maddi imkansızlıklar, belki de senaryo sığlığından dolayı film bu kısımlarda fark yaratmayı tam olarak beceremiyor. Fakat şunu kesinlikle söyleyebilirim ki, bu film kesinlikle klasik Cüneyt Arkın filmlerinden biri değil. Yıkılmayan Adam, Vatandaş Rıza gibi TV ekranlarında fazla gösteril(e)meyecek, daha rafine ve amacı olan bir yapım.

Sevda Aktolga, Tarık Şimşek gibi yan rollerdeki oyuncularında başarılı performans sergiledikleri İnsan Avcısı filmini, yukarıda da bahsettiğim gibi ruhunu belirli çevrelere teslim etmiş Türk televizyonlarında görmenize imkan yok. Onların yeşilçam kuşakları daha ziyade Küçük Hanımefendinin Şoförü gibi siyah beyaz filmleri kuşa çevirip yayınlamaktan öteye gitmiyor. Neyseki filmin elden geçirilmiş hali YouTube üzerinden izlenebiliyor. Size tavsiyem, bu kalburüstü 70’ler aksiyonunu izlemeniz ve dönemin ruhunu incelemeniz. Tüm yeşilçam emekçilerinin hakkını vererek tamamladıkları bu film, Duygu Sağıroğlu’nun da son işlerinden biri. Filmde görev alan tüm Türk sineması emekçilerine uzun ömürler diliyor, merhum olanların ise ruhlarına fatiha gönderiyorum.

Herkese iyi seyirler.

 

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir