The Judge (2014) – Film İncelemesi

Sanık Sandalyesinde Bir Hakim: The Judge

Robert Duvall ve Robert Downey Jr‘ı başrollerde izlediğimiz The Judge, 2010’lu yılların etkileyici aile dramalarından biri. Filmde ailesi ile sorunlar yaşamış, zengin, başarılı ve Chicago’da yaşayan ceza avukatı Henry –Hank– Palmer’ın hikayesini izliyoruz. Ergenlik yıllarındaki yıkıcı davranışlarından dolayı disiplinli ve düzenli bir kanun adamı olan hakim babası Joseph Palmer ile sorunlar yaşayan Hank, annesinin ölümü üzerine seneler sonra memleketi Indiana’ya döner. Cenaze esnasında engelli kardeşi, bir trafik kazası ile spor kariyerini mahvettiği abisi ve babası ile yüzleşmek durumunda kalacaktır. Çatırdayan evliliği, kendisine kah nefret kah imrenme ile bakan kasaba halkının tavırları ve babasının sert duruşunu devam ettirmesi Hank’i bir an evvel cenaze merasimini tamamlayıp Chicago’ya dönmeye itmektedir. Bu esnada hakim Joseph Palmer bir trafik kazasına karışır. Babasını savunmak Hank Palmer’a düşer. Hakim baba – avukat oğul ilişkisi, müvekkil – avukat ilişkine dönmüştür. Baba oğul şeklinde onaramadıkları yılların yaralarını, Joseph ve Hank Palmer bu dava süresince avukat-müvekkil şeklinde onarabilecek midir?

The Judge, zengin kadrosu ve etkileyici görüntü yönetimi ile izleyiciyi etkilemeyi başaran bir film. Yan rollerde Billy Bob Thornton, Vera Farmiga, Vincent D’onofrio gibi usta isimleri izliyoruz ve hemen hepsi rollerinin hakkını veriyorlar. İki saati aşan süresine rağmen, film izleyicisini ekrana kilitlememeyi başarıyor. Özellikle baba oğul arasındaki diyalogların ve hikayenin gelişimi oldukça iyi aktarılıyor. Film, büyük şehirde başarılı olan ve memleketi/ailesi ile sorun yaşayan kariyer sahibi kentli klişesine düşecek gibi görünse de, gerek olayların gelişimi, gerek hikayeyi ve tempoyu ayarlayan mahkeme sahneleri ile bu klişelerden bir nebze uzak durmayı başarıyor. 

——–spoiler———

Filmde özellikle ailesi ile sorun yaşayan ya da elden ayaktan düşen aile fertlerine bakmak zorunda kalan yetişkinler ve genç yetişkinler kendisinden bir şeyler bulacaktır. Joseph – Hank Palmer ilişkisi irdelendiğinde, her iki tarafın da karşıdan bir adım beklediği, gururlarına yenildiği ve içten içe her şeyin eskisi gibi olmasını istediklerini görüyoruz. Fakat karşı taraftan bir türlü gelmeyen adım, hakim bir babanın hukukçu oğlunu senelerce görmemesine, başarıları ile gurur duyulacak bir evladın ise babasını tekrar bulduktan kısa süre sonra kaybetmesine neden oluyor.

——–spoiler———

Sonuç olarak, şu sıralar (Eylül 2026) Netflix Türkiye üzerinden izleyebileceğiniz The Judge iyi bir film diyebilirim. Ailesi ile mesafeli olanlar, anne babasını kaybetmiş olanları ya da keşkeleri olanları daha fazla üzebilir. 2010’lu yılların etkileyici dramalarından biri. 2026’da kaybettiğimiz Robert Duvall harika bir oyunculuk ortaya koyuyor. Muhteşem bir görüntü yönetimi ve mekan seçimi var. Gerek mahkeme sahneleri, gerek aile yüzleşmeleri sizi iki saat boyunca koltuğunuza mıhlıyor. Pandemi sonrası mantar gibi sinemaları ve dijital platformları işgal eden CGI ve AI bombası filmlere kıyasla bir hazine bile sayılabilir. Filme puanım 7.4/10.

You may also like...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.