Esaretin Bedeli Filmi Hakkında Bilmediğiniz 13 Şey

Vizyona girdiği tarihlerde asla istediği başarıyı yakalayamayan, daha sonra ağızdan ağıza, VHS’den VCD’ye yayılarak bir sinema efsanesi haline gelen ve bugün dahi yapımcısı, oyuncusu ve emeği geçenlere para kazandıran Esaretin Bedeli- Shawshank Redemption filmi hakkında bilmediklerinizi bir yazı ile derlemek istiyorum.

Sinema tarihinin en çok beğenilen, pek çok “best of” listesine girmeyi başarmış, IMDB Top 250 filmler listesinde daima ilk üçte yer alan bu efsanenin arkasında neler varmış buyrun beraber bakalım. Bu arada, filmin bu yazının yayınlandığı tarih itibariyle 20.yılını kutladığını da belirteyim.

1. Film bir Stephen King öyküsü olan “Rita Hayworth ve Shawshank Redemption” adlı eserden uyarlama.

2. Yönetmen Frank Darabont, eserin telif haklarını Stephen King‘den 1 ABD doları karşılığında satın almış. Bu elbetteki iki dost arasındaki sembolik bir rakam ve Darabont – King dostluğunun bir göstergesi. King, iyi işler çıkaracağını düşündükleri insanlara hikayelerini 1 Dolara veriyor.

3. Film şirketi Andy Dufresne rolü için Tom Cruise, Red rolu içinse Harrison Ford ile çalışmak istemiş. Ancak sonuçta roller Robbins ve Freeman’a kalmış.

4. Filmin son dönemleri 1965 yılında geçse de, Andy’nin finalde kullandığı Pontiac 1969 model.

5. Morgan Freeman’in oğlu Alfonso Freeman (yukarıdaki resimde), filmde Red’in gençlik dönemine ait vesikalık resimin gerçek sahibi ve filmde ufak bir rolü de var.

6. Andy’nin kaçış için kullandığı kanalizasyon, su, çikolata şurubu ve talaştan oluşturulmuş.

7. Morgan Freeman’in sesi filmden önce kaydedilmiş.

8. Mahkumların izlediği film,  Rita Hayworth’un başrolde olduğu Gilda.

9. Filmdeki tüm hayvan içeren sahneler bağımsız kuruluşlarca gözetlenmiş. Brook’un kargasına verdiği kurt, daha önceden doğal sebeplerle ölmüş bir kurt.

10. Finalde Norton’un açtığı İncil’de “Book of Exodus“, yani Yahudilerin Mısırdan kaçışını konu alan bölüm var.

11. Film gişede asla iyi iş yapmasa da, Video ve DVD kiralamalarında tüm zamanların en çok satış yapan filmi.

12. Yönetmen Frank Darabont, aynı zamanda bir başka King hikayesi olan Yeşil Yol (The Green Mile) filmini de yönetti.

13. Mahkumların çatıda içtikleri bira Stroh’s.

http://en.wikipedia.org/wiki/Stroh_Brewery_Company

Kaynaklar :

http://time.com/3419291/shawshank-redemption-trivia-best-movie/

http://www.amazingandweird.com/facts/interesting-facts-about-shawshank-redemption/

Düttürü Dünya (1988) Film İncelemesi

Kemal Sunal Türk halkının kahramanıdır. İyisi kötüsü, yaşlısı genci, okumuşu cahili onu neredeyse hepimiz severiz. Bazen bir kapıcı, bazen çöpçü, bazen asker, bazen köylü, bazen ağa, bazen ırgat olarak evimize girmiş, komedi ağırlıklı filmleri ile bize kahkaha dolu günler yaşatmıştır.

Bu sefer ise farklı bir Kemal Sunal filmi var elimizde. Kendisinin kariyerinin ilk dönemleri daha neşeli, daha renkli filmler iken, son dönem filmleri daha çok halkın çektiği ekonomik sıkıntılar, enflasyon, sosyal adaletsizlik, çarpık kentleşme gibi problemleri ortaya koyuyor. Bu filmde o filmlerden biri. Umur Bugay ın senaryosunu yazdığı Zeki Ökten in yönettiği Kemal Sunal ın klasik çizgisinin dışına çıktığı, dramatik yönü ağır basan güzel bir film.

Bir gecekondu ailesi var karşımızda. Ailenin reisi olan baba bir müzisyen ve tek ideali bir kaç bestesini satarak köşeyi dönmek, rahata erişmek. Geceleri Ankara’nın pavyonlarında klarnet çalan baba, sabahları bir kaç saat uykunun ardından tekrar ek iş yapmakta evini geçindirmeye çabalamaktadır. Bu iş bazen inşaat işçiliği, bazen çakmak doldurma, bazen seyyar satıcılık olabilmektedir. Babanın kalbinde ise müzik vardır. Bestelerini milyonların diline dolama, şarkılarının her yerde çalınması vardır.

Bu esnada aile yoksulluk içindedir. Bir gecekonduda hayatını devam ettirmeye çalışan aile, akli dengesi yerinde olmayan bir erkek evlat, eğitimine devam eden bir abla ve küçük bir kızdan oluşuyor. Anne cefakar, babaya tepkili, gençliğini gecekonduda harcamış alt sınıf kadınını temsil eden bir figür.

Bu filmde kah Ankara pavyonlarına, kah bakanlık dairelerine, kah inşaatlara kah Ankara sokaklarına gidip gelmekteyiz. 80 darbesi sonrasında hızlı bir dönüşüm geçiren ve Özal’ın getirdiği bireyselciliğe, köşe dönmeciliğe, yozlaşmaya sahne olan bir toplum, çürümüş, kokuşmuş ve acımasız bir şekilde gelir dağılımının değiştirildiği bir ülke, köyden hızla kente akan milyonları misafir edemeyen ve altyapısı, sosyo-ekonomik altyapısı alt üst olan bir başkent var karşımızda.

Başını sokacak bir ev, biraz para ve  huzur peşindeki bir adam ve ailesinin filmi bu. Zamlara, pahalı yaşama, çarpık kentleşmeye, alt ve orta sınıfın problemlerine, yozlaşmaya ve Ankara’ya dair ince mesajlar barındıran, farklı finali ile gülümseten hoş bir film. Filmin bazı sahnelerinin devlete ve sisteme getirdiği eleştiriler nedeni ile sansürlendiğini de hatırlatalım. Harika bir Kemal Sunal filmi Düttürü Dünya. İzlemeyenlerin mutlaka bulması ve arşivlerine eklemesi lazım.

Filmin ilginç bir detayı ise yönetmen asistanlarından birinin Zeki Demirkubuz olması.