A Man Called Otto (2022) – Film İncelemesi
Hayata Rövaşata Çeken Adam (?) – A Man Called Otto Film İncelemesi
Amerika’nın en sevilen aktörlerinden Tom Hanks‘in 2022 tarihli filmi A Man Called Otto, aslında kendisi de bir kitap uyarlaması olan İsveç yapımı En man som heter Ove filminin yeniden çevrimi. Tom Hanks, belki de orijinal filme bir saygı duruşu olarak Otto (Germanik Avrupa’da yaygın bir erkek ismi) Anderson adında huysuz, aksi, emekli bir mühendisi canlandırıyor. Karısının kaybından sonra daha da içine kapanan, disiplinli, mahalle halkını kuralları ile canından bezdiren Otto’nun hayatı mahallesine yeni taşınan Hispanik aileden sonra tamamen değişiyor.
Hikayemiz Otto ve eşi Sonya’nın 1970’lerin sonlarında birbirlerini severek evlenmeleri ile başlıyor. Ancak bir trafik kazası hamile olan genç Sonya’yı engelli hale getirir ve çocuğunu kaybetmesine neden olur. Engelli eşi ile uzun yıllar beraber yaşayan ve çocuk sahibi olmayan Otto, çok sevdiği karısının seneler sonra kanserden ölmesi sonucunda intiharı düşünmeye başlar. Ancak mahalleye yeni taşınan Hispanik aile, bilhassa anne Marisol Otto’yu bir türlü rahat bırakmaz ve birden fazla kez intihar girişimlerini farkında olmadan durdurur. Otto’nun üzerinde titizlikle durduğu mahallesi de, kan emici bir kentsel dönüşüm firmasının tehdidi altındadır. İntihar girişimleri sonuçsuz kalan Otto pes eder ve hem Marisol’a destek olmaya, hem de mahallesini aç gözlü müteahhitlerden kurtarmak için mücadeleye başlar.
Hanks Ailesi Sunar
Sık sık geçmişe ve Otto’nun anılarına dönen filmi ağırlıklı olarak Tom Hanks’in oyunculuğu sırtlıyor. Aslında filmi tamamen Hanks ailesinin çekip çevirdiğini söylemek de mümkün. Tom Hanks’in eşi Rita Wilson filmin yapımcıları arasında. Filmin yapım şirketi PlayTone Tom Hanks’in şirketi. Ayrıca filmin flashback sahnelerinde Hanks’in gençliğini oğlu Truman Hanks canlandırıyor.
A Man Called Otto aslında insanların kendilerini iyi hissetmesini sağlayacak, arkadaşlık, dostluk, komşuluk gibi temaları işleyen, yabancıların tabiriyle “feel good” filmlerinden. Bu yine de ciddi bir drama dozu içerdiği gerçeğini değiştirmiyor. Hanks’in oyunculuğu her zamanki gibi standardın üstünde olsa da, kadronun geri kalanı, Marisol karakterini canlandıran Mariana Trevino dışında vasatı aşamıyor. Hanks’in oğlu Truman Hanks ise filmin oyunculuk olarak en zayıf halkası. Sahneleri Gerçek Kesit oyunculuklarını andırıyor. Amerika’da şu sıralar tartışmaların odağında olan House Owners Assocation (HOA) / Mahalle Ev Sahibi Dernekleri de filmin içine yedirilmiş. Bu dernekler ev sahiplerinin evlerini boyayabilecekleri renklerden bahçe peyzajlarına, bakımsız evlere ceza yazmaktan ev sahiplerini habersiz denetime gitmeye kadar pek çok uygulama gerçekleştiriyor. Ülkemizdeki emekli Albay apartman yöneticilerini andıran bu dernekler ve uygulamaları şu sıralar çok tepki çekiyor ve aslında filmdeki Otto Anderson karakteri de bu dernekler ile geçmişte mücadele etmiş ve günümüzde bir HOA temsilcisi olarak görev yapan bir adam olarak nitelendirilebilir. Mahalle halkına saldığı kurallar ve baskı fırtınası da bunun bir örneği.
Filmde zamanın ruhuna uygun olarak etnik ve cinsel çeşitlilik göze çarpıyor. Modern Amerika’nın hemen herşeyini eleştiren huysuz, beyaz, Hristiyan Otto’nun trans genci koruyup kollaması, Hispanik komşularına yardım eli uzatması bu çeşitliliğin bir göstergesi. Hanks’in oyunculuğu, orijinal filme dayanan hikaye ve iyi ayarlanmış komedi/dram dozu filmin artılarından. Öte yandan iki saate yaklaşan süre bu tarz bir film için gereksiz uzun geldi. Filmde kullanılan platonun yapaylığı, genç Otto’nun sahnelerindeki oyunculuk faciası ve işin komple nepotizm kokması filmin eksilerinden. Bu arada filmin Türkçe dağıtımını üstlenen firma bu filmi nasıl Hayata Rövaşata Çeken Adam olarak çevirir anlamak güç. Bir tane aklı başında insan bu fikre nasıl dur demez onu da anlamak güç. Türkiye’deki sinema sektörü kimlerin elinde anlamamız için güzel bir başlangıç noktası bu filmin Türkçe çevirisi aslında.
Özet geçmek gerekirse, bu filmin daha iyisini Clint Eastwood bundan seneler önce Gran Torino ile yapmıştı aslında. Bununla beraber kah keyifli kah hüzünlü bir 2 saat geçirmek için fena bir film değil. Tom Hanks’i ekranlarda görmek güzel. Amazon Prime Video üzerinden izleyebileceğiniz filme puanım 6.5/10.
