House M.D.

ABD televizyonların artık son sezonuna gelen House MD için bu yazı biraz geç olabilir. Ama House MD efsanesine hiç bulaşmamışlar için yerinde olacağı kanaatindeyim. Televizyonlarda şu ana kadar yaratılan en farklı karakterlerden birini izlemek üzeresiniz.

Cliffhanger larla , kafa bulandıran senaryolarla uğraşmak istemeyenlere ilaç gibi gelen medikal drama.fakat bu seferde tıbbi terimlerle uğraşmak zorunda bırakıyor insanı..bölümleri izledikten sonra ise lupus ,muscle infarction,ivig,vicodin,lp ve daha onlarca tıbbi terimi adamın kafasına sokuyor.

öncelikle gregory house gibi bir karakteri bir dizinin merkezine oturtmak ve aksi,huysuz,sarkastik bir adamı bu kadar sevilen bir tip haline getirmek her babayiğidin harcı değil.dolayısıyla metin yazarları ve senaristleri tebrik etmek gerekiyor.ve tabii bu karaktere hayat veren (bkz: hugh laurie)’ye.

Dizinin ilk sezonunun bir kaç bölümü izlendiğinde verilen tepki genelde bölümlerin doğrusal ilerlediği yönünde.hasta gelir,teşhis konur , biraz düzeldikten sonra iyice kötüleşir.burda house devreye girer,hastanın evi , işyeri araştırılır ve teşhis konur.house mesai bitiminde eve dönerken ,hastası genelde tekerlekli sandalye ile ayrılmaktadır.hasta house’a teşekkür eder..house bir “bulmaca”yı daha çözmenin verdiği mutlulukla evine döner.

Fakat ilerleyen bölümlerde ve sezonlarda nispeten farklı olay örgüleriyle ve yan karakterlerin detaylarına girilmesiyle dizi çok daha kaliteli bir hal aldı .özellikle 2.sezondan itibaren house’un nasıl bu hale geldiği ve stacy ile olan ilişkisi,yalnızlığı anlatılarak house karakteri izleyiciye çok daha iyi tanıtıldı.house’un geçmişi esasen “1×21 three stories” adlı bölümde anlatılmaya başlanmıştı. house’un minik fare steve mcqueen’i tedavi etmesi,birinci sezonda dnr imzalayan müzisyeni lisansını tehlikeye atarak kurtarması house’un sanıldığı gibi umursamaz bir karakter olmadığını gösterdi.en azından ben house’un o kadar umursamaz bir adam olmadığını ve arada sırada bile olsa hastalara sadece “vaka” olarak bakmadığını düşünüyorum.foreman’ın house’a dönüşmesi ,cameron ve chase karakterlerinin geçmişleri,aileleri ve cuddy’nin başarısız ilişki denemeleri,wilson’ın özel hayatındaki başarısızlığı gibi pek çok detaya girilerek tüm karakterler derinleştirildi ve daha anlam kazandı.bunuda çok sağlam ve zekice yazılmış bölümler ile yaptılar.

Dizinin lokomotif kısmı ise klinik ve house’un semptomları yazarak olası teşhisleri ekibinden istediği beyin fırtınası sahneleri.bu kısımlarda gülmekten yerlere yatmamak imkansız.özellikle house – foreman diyalogları.

— spoiler —

bazı bölümlerde dizi gerçekten bir drama olduğunu hissettirmeyi başarıyor.
three stories bölümünde house’un nasıl bu hale geldiği ve stacy’nin vermek zorunda kaldığı karar,1×18 babies and bathwater da kanser olan hamile kadının sezaryene karşı çıkması ve çocuğu doğururken ölmesi,1×10 histories’deki evsiz kadının hikayesi ve ölümü.2×02 autopsy de küçük kanser kızın annesinden 1 sene daha ayrılmamak için büyük acıları göze alması,3×04 te küçük otistik çocukla house un “nerdeyse” duygusal bir bağ kurması yada 3×07 de yıllar sonra komadan uyandırılan babanın oğlu için kalbini vermesi gibi pek çok örnek bazen abartılı da olsa diziyi çok iyi bir drama haline sokuyor.hele house’un 3.sezonun ikinci bölümünde bacağındaki ağrılar tekrar nüksedince dolabı açıp bastonunu aldığı bir sahne varki.

— spoiler —

sadece Gregory House gibi bir egomanyağı izlemek bile mükemmel bir zevk.buna zekice yazılan diyaloglar,ilginç ve merak uyandıran hastalıklar ile arkaplanda sürekli gelişen karakterler ve mükemmel müzikler eklenince tadından yenmez oluyor House M.D.

You may also like...