Werner Sombart – Burjuva Üzerine

BURJUVA 

            İnsanoğlunun iktisadi ve sosyal yaşantısı, coğrafi keşifler ve daha sonraki dönemde gelen sanayi devrimi ile beraber büyük değişime uğramıştır. Genelde bu değişimin sebebi olarak coğrafi keşifler ile gelişen ticaret olanakları ve derebeylik sisteminin yerini alan merkezi krallıklar gösterilmektedir. Bununla beraber, genel olarak insanlıktaki zihniyet değişiminin gözden kaçırılmaması gerekmektedir.

Esas olarak, insanlar uzun yıllar boyunca tarım toplumunda çalışmışlar, aza kanaat etmeyi bilmişler ve ekonomik yaşamdaki faaliyetleri daha çok hayatlarını idame ettirmek şeklinde olmuştur. Ticaret yaşamına hâkim olan zihniyet dürüstlük, makul bir kazanç elde etme, düzgün ve ahlaklı bir yaşam sürmek vb. olarak nitelendirilebilir. O dönemin tüccarları, faaliyetlerinde makul ve kabul edilebilir kazanç hedeflemiş, daima kaliteli malları müşterilerine sunmaya çalışmış, birbirlerini yıpratacak rekabetten kaçınmış ve topluma örnek bireyler olarak yaşamaya çalışmışlardır. Açgözlülüğün ve para hırsının genel olarak hoş karşılanmadığı söylenebilir. Elbette geçineceği kadarıyla yetinmeyen, daha çok kazanmak amacıyla işleri büyüten ve yoğun bir ekonomik yaşantıya sahip esnaf ve tacirler ile her zaman karşılaşılmıştır. Sombart, bu niteliklerdeki esnaf ve tacirleri istisna olarak ele almakta ve kaideyi bozmadıklarını belirtmektedir.

Modern yaşam öncesi toplumlarda, bir yavaşlık, bir durgunluktan söz edilebilir. Çalışmak elbette mevcuttur. Bireyler çalışmakta ve geçimlerini sağlamaktadır. Fakat bu çalışmanın tek amacıdır. İnsanlar çalışmayı ya da işlerini sevmemekte, aynen bir çocuğun okula gitmesi gibi işe gitmekte, geçimlerini sağlamaktadırlar. Sadece ihtiyaç duydukları kadar ve acele etmeden çalışmakta, geri kalan zamanı dinlenmeye ve ailelerine ayırmaktadırlar. Sombart, bu dönem insanın bir zihinsel yetersizlik ve irade yetersizliği görmektedir. Tacirler, hesap ve kayıtların doğru olması için büyük çaba göstermemekte, bu kayıtları genel bir gösterge şeklinde üstünkörü tutmaktadırlar.

Bununla birlikte, merkezi krallıkların güçlenmesi ve uluslar arası ticarete egemen olmak istemesi toplumsal iktisadi yaşamda değişimlere neden olmuştur. Katolik kilisesinin güç kaybetmesi ve reform hareketleri sonucunda Avrupa’nın ahlaki yapısında da önemli değişimlerin yaşandığı söylenebilir. İnsanlara çok çalışmayı, tasarruf etmeyi ve mümkün olabildiğince servet edinmeyi salık veren Protestan ahlakı, Katolik öğretiden farklıdır. Yerleşen bu Protestan ahlakının da Avrupa’nın iktisadi ve toplumsal yapısından önemli zihniyet değişiklikleri gerçekleştirdiği söylenebilir.

Bu gelişmelerin sonucunda Avrupa’da değerli metalleri elde etme ve elde tutma çılgınlıkları başlamıştır. Devletlerin girdikleri bu amansız yarış toplumlara da yansımış, değişen zihniyet değişikliği ile beraber insanlar daha fazla servet elde etme yarışına girmişlerdir. Bu dönemde şirketleşme de başlamış, ticari girişimler şirket formatını almaya başlamış ve borsalara sunulan hisse senetlerine her sınıftan vatandaş para kazanma umuduyla yatırımlar gerçekleştirmiştir.

Werner Sombart’ın “Burjuva” isimli eseri, insanlığın şu an içinde bulunduğumuz iktisadi toplumu nasıl oluşturduğunu ve bu oluşum sürecini etkileyen faktörleri incelemektedir. Sombart öncelikle kapitalizm öncesi toplumu incelemiş, bu toplumun iktisadi ve ahlaki yaşantısını farklı ülkelerden örnekler ile ortaya koymuştur. Daha önce de belirttiğimiz gibi, bu dönemin insanlarının yaşantılarında çalışma ve iş kavramlarını birinci öncelik olarak görmediklerini söyleyebiliriz.

Bu yazı, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim Dalı Yönetim Organizasyon Bilim Dalı Kapsamındaki İş Ahlakı Dersi (Prof. Dr. Fuat ERCAN)  Ödevi için hazırlanmıştır. Benim şahsi yorum ve değerlendirmelerimi içermektedir. Bilgilendirme amaçlıdır. Başka bir akademik kurumda eğitim, ödev vb. amaçlarla kullanılamaz.

Avrupa’da hâkim olan merkantilist düşünce, iktisadi liberalizm, kendisini iyiden iyiye hissettiren Protestan ahlakı ve ticari yaşamdaki yozlaşma sonucunda, toplumsal yaşam büyük ölçüde değişikliğe uğramıştır. Bu değişim ticareti ve daha sonraki dönemlerde sanayiyi de etkilemiş, işadamları, tacirler, soylular, siyasetçiler ve büyük halk kesimleri zenginleşme hayaline kapılmışlardır.

Hazine aramak, mirasların ele geçirilmesi, burjuva sınıfından müşteri edinme, tefecilik, taşımacılık, saraya hizmet etmek, savaşlara katılmak dönem için geçerli olan zenginleşme yöntemlerinden bazılarıdır. Bununla birlikte para aşkının sınır tanımadığı, sihir ve simya yoluyla zenginleşme yöntemlerinin dahi denendiği Sombart’ın eserinde görülmektedir.

Döneme ilişkin dikkat edilmesi gereken bir diğer unsur girişimcilik zihniyetindeki değişimdir. Esasında kapitalist dönem öncesi insanın girişim fikrine sıcak bakmadığı, hayatını idame ettirecek bir gelir hedeflediği, zenginleşmenin yaşamın temel amacı olmadığını Sombart eserinde belirtmişti.

Kapitalist zihniyet, girişim ve girişimcilik hususlarında da önemli değişimlere yol açmıştır. İş yaşamındaki atalet ve durgunluğa bir son verilmiş, girişimcilik Avrupa iktisadi kültürüne yerleşmiştir. Korsanlık ve askeri sefer girişimleri, derebeylerin tarım girişimleri, spekülatörlük ve uluslar arası tüccarlık önemli girişim çeşitlerinden bazılarıdır.

Burjuva sınıfına baktığımızda, Sombart, bu sınıfın bazı erdemleri taşıdığını söylemektedir. Esasında öncelikle bir burjuva tanımı üzerinde durmuş ve kentlerde yaşayan herkesin ve karşımıza çıkan ilk tüccarın burjuva olmadığını özellikle belirtmiştir. Sombart, esasında Floransa doğumlu olduğunu belirttiği burjuvanın, düzenli, ölçülü, belirli görgü kurallarına uyan, belli bir zevk anlayışına sahip bireyler olduğunu ve bir sınıfı temsil etmekten çok bir insan tipi olduğunu belirtmektedir. Akılcı bir hale getirilmiş ekonomik yaşam, yerleşik bir tasarruf zihniyeti, düzenli ve titiz bir yaşam sürmek ve iş ahlakına sahip olmak, burjuva insan tipinin temel özelliklerindendir. Sombart, ABD’nin kurucu isimlerinden Benjamin Franklin’i bu erdemlere sahip güzel bir örnek olarak göstermektedir.

Sombart’ın eseri, burjuva sınıfı ve modern toplumun kültürel ve iktisadi birikimine ilişkin kafamızdaki kalıplara önemli darbeler indirmekte. Burjuva, şehirde yaşayan, para sahibi, üst-orta gelir grubundaki bir insan tipi olmaktan çıkıyor, Sombart’ın kitabında tarihsel gelişimi detaylı bir şekilde incelenmiş bir insan tipine dönüşüyor. Bu sırada insanlığın geçirdiği kültürel, iktisadi ve toplumsal değişim de sebep ve sonuçları ile ele alınıyor.

 

                                                                                    A.M.ÖZKAN (RosenCruz)

763211011

Bu yazı, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim Dalı Yönetim Organizasyon Bilim Dalı Kapsamındaki İş Ahlakı Dersi (Prof. Dr. Fuat ERCAN)  Ödevi için hazırlanmıştır. Benim şahsi yorum ve değerlendirmelerimi içermektedir. Bilgilendirme amaçlıdır. Başka bir akademik kurumda eğitim, ödev vb. amaçlarla kullanılamaz.

You may also like...