Tatar Ramazan – 7 Düvelde Namı Söylenen Kahraman

Kadir İnanır’ın hayatının en iyi performanslarından birini verdiği Tatar Ramazan serisini bilmeyen, görmeyen pek az kişi vardır sanırım. Bu yazı, filmi henüz izlemeyenleri “Tatar Ramazanizm”e ısındırmak için.

Hikayemiz 1942 yılında geçiyor. 2.büyük savaşın tüm dünyayı perişan ettiği, İnönü’nün savaşa girmemek için çırpındığı, ekmeğin karne ile dağıtıldığı yıllar. Kasabanın ağası ile kapışan Tatar Ramazan, ağanın oğlunu üzerine salması üzerine nefsi müdafaa şeklinde bir cinayet işler ve içeri düşer.

—-spoiler içerebilir——

Hapishane de delikanlılığı, dik duruşu ile nam salar. İlk filmin başında Ramazan hapisten çıkar ve kasabaya döner. Sevdiği kızı alacak, göç edecektir. Fakat ağa küçük oğlunu salar bu kezde Ramazan’ın üstüne. Ramazan vurulur ama bıçağı tetikçisine saplamayı başarır. Mahkeme bu seferde 11 yıl verir Ramazan’a.

Ramazan mapushaneye alışkındır. Michael Scofield gibi kaçma derdinde değildir. Onun derdi içeri de gariban mahkumları ezen, kumar oynatan, içeri esrar sokan, insanları uyuşturan sistem iledir. Sisteme karşı savaşacak ve o dişlileri bir bir kıracaktır.

Hapishane müdürü, mahkumlar ile işbirliği yapan gardiyanlar ve koğuş ağası ile kıyasıya bir kavgaya tutuşur. Bu kavga sabır isteyen, yürekli olanın kazanacağı uzun soluklu bir kavga olacaktır.

Buradaki ağayı ve sistemi delik deşik eden Tatar Ramazan daha güvenli bir cezaevine sürgüne gönderilir. Gittiği yerde de işleyişin aynı olduğunu görür. Despot bir müdür, rüşvetçi, ağalar ile işbirliği halindeki gardiyanlar ve ezilen garibanlar. Sürgündeki rakibi Abdurrahman Çavuş ve onun sağ kolu Akseli ile delikanlıca kapışır Tatar. Hücre cezalarını, tecritleri göze alır. Kumarı yasaklar, garibanın tayinine, ekmeğine suyuna el konulmasını önler ve filmin finalinde Abdurrahman Çavuş ile kapışır. Kapışma kanlı olacaktır, zalim yere yıkılacak, zulüm son bulacaktır.


Gerçek bir deliyürek Tatar. Kofti bir delikanlı değil. Kadınına sahip çıkan ve ona iyi davranan, güçsüzleri garibanları gözeten, ezmeyen, gücünü kötüye kullanmayan bir aslan. İyi niyetli, yardımsever ve ince ruhlu.

Filmin Ahmet KAYA imzalı müzikleri de gerçekten ruha işleyen cinsten.Kulaklara kazınan o ezgiyi buradan indirebilirsiniz.Kanımca türk sinemasında bir başyapıt, her iki filmde. Mutlaka izlenmesi gereken bir klasik. Gerçek bir başkaldırı, fedakarlık ve kahramanlık örneği.

You may also like...