Anon (2018) Film İncelemesi

Ne yaptın sen Black Mirror?

Black Mirror çıktı mertlik bozuldu. Black Mirror bölümlerini andıran filmler dört bir yanı sarmaya başladı. 2018 tarihli ses getiren Upgrade filminin ardından bu kez de Netflix kendi distopya filmi ile ortama giriş yapıyor.

Konuyu kısaca özetlemek gerekirse yakın bir gelecekte, insanlığın anonim kalma hakkı tamamen ortadan kalkmıştır. İnsanlar hükümet tarafından takip edilmektedirler ve hükümet kameralar ya da dedektifler yoluyla insanların görüş açılarını elde etmekte o an kimin ne yaptığını ilgili kişinin görüş açısından görmektedir. Devletin insanların göz bebeklerine bu tarz bir erişiminin mümkün olduğu dünyada tabii ki suçlar da büyük ölçüde azalmıştır. Ta ki bir hacker tüm sistemi hackleyerek istediği suçu işleyip, kurbanların göz açısındaki görüntüleri sistemden silmeyi başarana kadar.

Yapma Seyfried!

Filmimizin konusu yukarıdaki gibi. Black Mirror benzetmesi yapıyorum zira Black Mirror evreninde bu göz ve gözün gördüklerinin manipülasyonu, hafızaların silinmesi hatta insanların yaşamdan engellenmesi gibi pek çok distopya gördük. Bu filmde ise benzer bir şekilde göz ve merkezi bir ağ üzerinden insan anonimitesi devletler tarafından yok ediliyor.

Clive Owen’ın başrolde can verdiği dedektif Sal Frieland bu sistemin dedektiflerinden bir tanesi. Bir hacker sistemin açığını bulup cinayetler işlemeye başlayınca kurulan özel ekipte yer alması da şaşırtıcı değil. Amanda Seyfried ön plandaki hacker olarak filmimizde yer alıyor. Filmin adına bir saygı duruşu olsa gerek filmde adını ve geçmişini asla öğrenmiyoruz. Kırılmaz sanılan bir sistemin devlette ve halkta yaratacağı şok filmde yeterince işlenmemiş. Filmin büyük bir kısmını sponsor reklamları oluşturuyor. Clive Owen iyi mi kötü mü tam olarak anlamlandıramadığımız karizmatik rollerinden birini ortaya koyuyor.

Bir Dijital Platform Filmi

Genel olarak oyunculukları, müzikleri ya da tekniği üzerinden eleştirilebilecek bir film gibi gelmedi bana Anon (Seyfried ruhsuzuna zaten asla ısınamadım, neyse). Diktatöryal gelecek dünyasının renk paleti ve mekanlar olarak iyi yansıtıldığını düşünüyorum. Fakat filmin konusu herhangi bir Black Mirror bölümünden çok da üstün durmuyor. Charlie Brooker’ın kaleminden bu tarz senaryoları çok gördük, izledik. Anon bu distopyaların daha ziyade anonim kalma hakkı yönüne eğilmiş. Fena bir film değil. İzleyiciyi koltuğa bağlar ve sıkmadan izletir. Bu arada filmin bir sinema filmi olmadığını belirtelim. 20 milyon dolarlık bütçe ile çekilen bir dijital platform filmi Anon. Dolayısıyla eleştirileri de buna göre ayarlamakta fayda var. Ben çok kötü vakit geçirmedim. Fakat bu tarz distopyalarda artık şaşırtıcı bir şeyler yapılması gerekiyor. Charlie Brooker ve Black Mirror sağolsun artık hiçbir şey bizi kolay kolay etkilemiyor. Benim puanım 6/10.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.