Le violon rouge – Kırmızı Keman (1998) Film İncelemesi

Bir keman düşünün. 1600’lü yılların sonunda, usta bir İtalyan kemancının doğmamış bebeği için ürettiği ve başyapıtı kabul ettiği. Kemancının karısı doğum esnasında can verir ve bebeğini de kaybeder. Hayata küsen kemancı, bu başyapıtını bir yetimhaneye başlar. Daha sonra, kuşaklar boyunca, bu kırmızı kemanın elden ele geçişini izleriz.

Film, birbiri ile iç içe ve aynı zamanda nispeten bağımsız hikayelerden oluşan, 1600’lü yıllardan, bir tarot falı ile geleceğe bakışı anlatan sıradışı bir yapım. Falcımız, kemancının karısına sıra ile 5 tarot kartını açerken, kemanımız beş kez el değiştirir ve beş ülke gezer. Beş dilde çalar. Film tam 5 ülkenin ortak yapımı. İtalya, İngiltere, Kanada, ABD ve Avusturya. Dünyanın farklı bölgelerini dolaşan, farklı insanların elinden geçen keman ile beraber, filmde geçmişten günümüze bir yolculuk yapıyor. Filmin her ülkede o ülkenin kendi dilinde geçtiğini ve salt ingilizce bir film olmadığını da ekleyelim.

Kah bir çingenenin kervanında, kah bir Maoist devrim konuşmasında, kah bir bestekarın üretme sancılarında Kırmızı Kemanı görüyoruz. Ağır bir tempo ile ilerlemesine rağmen izleyiciyi sıkmayan, kemanın yolcuğundaki bir sonraki adımı merakla bekleten, fevkalade bir film Kırmızı Keman. Bu kadar geç izlediğim ve keşfettiğim için kendime kızgın olduğumu söylemeliyim.

Dönemsel gelişmelerin, kıyafetlerin ve sanat yönetiminin bence üst seviyede olduğu, tanınmamış oyuncular ile filme odaklanmanın arttığı, muhteşem soundtracke sahip bir film Kırmızı Keman. Filmdeki tek tanıdık oyuncu Samuel Lee Jackson ve kendisi finale doğru filme katılan bir antika müzik aletleri ekspertiz uzmanı.

—————spoiler————-

Kaspar Weiss‘e dikkat”

—————spoiler————-

Lafı fazla uzatmaya gerek var mı bilmiyorum. Kırmızı Keman son yıllarda izlediğim en etkileyici filmlerden biri ve finali de oldukça vurucu. Burada spoiler vermemek için oldukça uğraştım, ama Kırmızı Kemanın sıradan bir keman olmadığını ve doğumundan itibaren içinde bir şeyler taşıdığını söylemem yeterli sanırım. İyi seyirler.

Benim notum 9/10

You may also like...