The Song of Names (2019)

Francois Girard’dan Yine Bir Müzik Öyküsü : The Song of Names

2019 yapımı The Song of Names, başrollerinde Clive Owen ve Tim Roth‘u izlediğimiz bir holokost/müzik filmi. Daha önce Kırmızı Keman adlı filmi ile hatırladığımız yönetmen Francois Girard‘ın yönetmen koltuğunda oturduğu film, İkinci Dünya Savaşı nedeniyle Polonya’daki ailesi tarafından İngiltere’de nüfuzlu bir ailenin yanına yetiştirilmesi için verilen müzik dahisi bir çocuğun (Dovidl – Clive Owen) yaşam öyküsüne odaklanıyor. İngiliz ailenin öz oğlu ile kısa sürede kardeş gibi olan Polonya Yahudisi Dovidl sıradışı karakteri ile de çevresindekileri etkilemeyi başarır ve İngiliz ailenin aldırdığı etkileyici bir eğitim sayesinde henüz genç yaşında ilk solo konserine çıkmaya hazırdır. Gençlik dönemine girerken Yahudiliği terkeden Dovidl aldığı müzik dersleri ile dehasına sıkı çalışmayı da etkiler ve umut vaat eden bir keman virtüözü olarak kabul görür. Bununla birlikte artık genç bir adam haline gelmiş olan Dovidl ilk solo konseri öncesinde bir anda ortayan kaybolur. Dovidl’a senelerce yatırım yapan ve onu kendi oğulları gibi büyüten İngiliz aile olayın şokunu atlatamaz ve Dovidl’ın ölümünden kısa süre sonra baba hayatını kaybeder. Dovidl ile kardeş gibi olan Martin (Tim Roth) ise Dovidl’ı bulmayı bir takıntı haline getirir ve önce kıta Avrupa’sında daha sonra ise Amerika’da onun izini sürmeye başlar. Tüm bunları yaparken Dovidl’ın kemanının izini sürmek onu önemli ipuçlarına götürür.

Norman Lebrecht‘in aynı adlı romanından uyarlanan film yönetmenin diğer filmi Kırmızı Keman gibi farklı zaman dillerinde geçen ve arka planına müziği alan bir Yahudi soykırımı filmi. İkinci Dünya Savaşı sırasında Yahudilerin çektiği çileleri ailesinin Varşova gettosundaki ölümünü uzaktan ve elinden bir şey gelmeden izleyen bir çocuğun gözünden izlememizi sağlayan film, bu tarz filmleri sevenler için nitelikli bir seyirlik. Tim Roth her zamanki klasik oyunculuğunu sergilerken, filme hikayenin ikinci yarısında dahil olan Clive Owen kostümleri ve taşıdığı kültürel öğelerle sıradışı bir portre çiziyor. Romanı okuyanlar için büyük bir sürpriz taşımayan film, diğer izleyiciler için yaptığı beklenmedik kapanış ile damaklarda farklı bir tat bırakıyor. Soykırım dönemine, tarihi filmlere ve müzik temalı filmlere ilgi duyanlar için izlenebilecek bir film The Song of Names. Ülkemizde nispeten az bilinen filmin Türkçe çevirisi İsimlerin Şarkısı olarak yapılmış. Filme puanım 6.5/10.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.