Arlington Road (1999) Film İncelemesi


Buralarda film incelemesi yazmayalı uzun zaman olmuştu. Uzun ramazan geceleri ve sahur-iftar arasındaki aranın kısa oluşu film severler için güzel fırsatlar sunuyor. Ben de bu fırsatlardan istifade ederek kendimi dizi ve filmlere verdim. Elbette hepsini buraya yazmak veya incelemek için zamanım olmayabiliyor fakat Arlington Road (1999) üzerine bir şeyler karalamayı hak eden bir film.

Filmimizin 11 Eylül 2011 öncesinde geçtiğini ve “terör” konusu ile yakından ilgili olduğunu hemen belirtelim. Yani 11 Eylül sonrasında, yaşananların paranoyası ile sürekli olarak birbiri ardına yapılan ucuz anti-terör filmlerinden biri değil. Terör ve insanlar üzerinde yarattığı dehşet ile ilgili söyleyecek derin sözleri olan bir yapıt. Fakat hikayenin en temel özelliği bu değil. Finaliyle sizi ters köşeye yatırıyor olması. Böyle filmleri sevdiğinizi biliyorum. Ben de seviyorum.

Filmimizin baş kahramanı Profesör Michael Faraday. ABD Başkentinde bir üniversite tarih ve güvenlik gibi konularda dersler veriyor. Bir FBI ajanı olan karısını, umulmadık bir pusuda yitirmiş ve bundan dolayı devletin güvenlik ve fişleme/takip politikalarını suçluyor. ABD genelinde gerçekleşen terör saldırılarını, bunların gerçekleşme biçimlerini, nedenlerini ve kökenlerini sorgulamaktan bitap düşmüş yorgun bir adam görünümünde Faraday.  Hafif paranoya belirtileri gösteriyor.

Faraday, mahalleye yeni taşınan Lang ailesinin garip tavırlarından ve hareketlerinden şüphelenmeye başlıyor. Evin reisi Olivier Lang’ı uzaktan takip etmeye başladığında ise hayatı değişiyor. Lang ailesi ve Faraday arasındaki gerginlik ve komşuluk görünümlü soğuk savaş ile beraber film yavaş yavaş gerilimini yükseltiyor. Faraday’a göre Lang ailesi aslında tipik bir ABD ailesi görünümündeki bir terör hücresi. Faraday bunu kanıtlamak için deliller toplamaya çalışırken, etrafındakileri kendisine inandırmakta güçlük çekiyor ve çaresizce çırpınan bir adama dönüşüyor. Lang ve Faraday arasındaki gerilimi sıcak savaşa dönüştürmekte beis görmeyen film, finali ile müthiş bir şekilde seyirciyi vurmayı başarıyor.

Film, terör eylemleri, eylemlerden sonra ekranlarda suçlu olarak bize lanse edilenler, medyanın ve güvenlik birimlerinin stratejileri ile ilgili olarak izleyiciyi düşündürmeyi başarıyor. Tek bir mermi sıkmadan aksiyonu, gerilimi izleyiciye yüklemeyi başarıyor. Bu haliyle 90’lar sinemalarına müthiş bir veda olurken, bilerek yada bilmeyerek 11 Eylül 2011 paranoyasının bir ön provasını da gerçekleştiriyor.

Shawshank Redemption ile hatırladığımız Tim Robbins, Olivier Lang rolünde filmin en iyi performansını sergiliyor. Büyük Lebowski, Jeff Bridges abimiz, Michael Faraday’ın bir üniversite hocasından bir paranoyağa dönüşümünü ve çaresizliğini gayet iyi canlandırıyor. Yan roller, hatta çocuk oyuncular da rollerinde başarılı ve sırıtmıyorlar. İyi bir drama-aksiyon arıyor ve finalinde sizi şaşırtacak bir film arıyorsanız Arlington Road sizin için doğru seçim olacak. Lebowski ile özlem de giderirsiniz.

Benim notum 8.5/10

IMDB

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.