The Sisters Brothers (2018)

Nerede o eski Westernler?

Western sineması 1960’lar ve 70’ler ile ulaştığı zirve döneminden çok uzak olsa da, Amerika’nın bu sıradışı dönemine ilişkin filmler nadir de olsa çekilmeye devam ediliyor. Fransız yönetmen Jacques Audiard tarafından yönetilen The Sisters Brothers da bu filmlerden bir tanesi. 2018 yapımı filmin başrolleri yıldızlar geçidi gibi. Başrollerde Joaquin Phonenix ve John C. Reilly‘i izlediğimiz filmde yardımcı rollerde Jake Gyllenhaal ve Riz Ahmed‘i görüyoruz. Film “Altına Hücum” yani Amerikalıların Gold Rush dediği Batı’ya genişleme dönemini anlatıyor. Ülkenin Batı kesimindeki çeşitli eyaletlerde bulunan altın cevheri, pek çok göçmeni bu bölgeye çekiyor ve ekonomik bir canlanmanın yanısıra büyük bir nüfus hareketliliği ve sosyo-ekonomik dönüşüm yaratıyor. Tabii bu durum kanunsuzlukları, düzen problemlerini de beraberinde getiriyor. Filmde, bu dönemde eski bir amiral için çalışan ve kötü şöhretleri her yere ulaşan Sisters kardeşlerin hikayesini izliyoruz.

Filmin konusu ise şöyle :  Kardeşlerden büyüğü (Eli Sisters, J.C. Reilly) artık bu hareketli ve tehlikeli yaşamdan sıkılmış ve emeklilik planları yapmakta, küçük olanı (Charlie Sisters, J. Phoenix) ise doyumsuz bir şekilde daha fazla şöhret ve para peşinde koşmaktadır. Altın bulunmasını kolaylaştıran bir kimyasal icat eden adamın peşine, Amiral için düştüklerinde ise aralarındaki fikir ayrılıkları daha da netleşir ve kardeşlerin arası açılır. Bu da yetmezmiş gibi peşlerinde oldukların adam iş ortakları ile antlaşma yaparak ortadan kaybolur. Sisters Kardeşler, son işlerinde hem peşinde oldukları adamı hem de onunla işbirliği yapan iş ortaklarını bulmalıdır.

Film eleştirisine başlamadan önce filmin spagetti bir Western olmadığını belirtmemiz gerekir. Aksiyondan ziyade dramanın ve hikayenin ön plana çıktığı filmde durulma özlemi, eve ve aileye dönüş, yorgunluk ve açgözlülük gibi temalar ön plana çıkıyor. Ana ve yardımcı dört karakterden ikisi durulmak ve yerleşmek isterken, bir tanesi açgözlülüğün hırsı ile şiddete ve yolculuğa devam etme niyetinde. Son karakterimizi ise ütopik bir toplum oluşturma amacıyla bilimi ve mantığı kullanma niyetinde. Özellikle Reilly ve Phoenix’in performansları ile göz doldurduğu film, teatral manzaraları, hikayeyi sindirmenize izin veren temposu son yılların en iyi Westernlerinden biri olarak göze çarpıyor. Film değişen zamanları, modernitenin ve kentlerin evrimleştirdiği yaşamı, ülke genelinde otorite kuran devleti ve kovboyların son zamanlarını güzel bir dille anlatırken, Ahmed’in canlandırdığı kimyager karakter üzerinden de ütopik bir toplum kurgusu aktarıyor izleyiciye. Finali ile de anne rahmine dönüş analojisini yerleştiriyor zihinlere. Özetle The Sisters Brothers, yer yer fazla düşen temposu dışında ciddi bir falsosu olmayan, son yılların en nitelikli Western filmlerinden biri olup çıkıyor. Edebiyat uyarlaması olması, karakterlerin derinliği ve Fransız yönetmenin sanatsal dokunuşu bu başarıda önemli rol oynuyor bence. Western türünü sevenlerin mutlaka şans vermesi gereken yapım, Netflix Türkiye üzerinden izlenebilir. Benim puanım 8/10.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.