The Ranch (2016) Dizi İncelemesi

Netflix Sitcom Yaparsa

Sitcom dediğimiz diziler söz konusu olunca, ABD’liler dünya genelinde liderliği elden bırakmıyor. İngilizlerin de iyi sitcomlar yaptığı söylenebilir fakat bu alanın bayrak taşıyanı kesinlikle ABD. ABD sitcomları genellikle kentli insanların dertlerini, tasalarını, günlük yaşamlarını mizahi bir dille bize aktarsa da (Friends, Seinfeld, How I Met Your Mother, Taxi, Cheers, Will and Grace), The Ranch gibi taşra insanının günlük yaşamını komedi malzemesi yapan diziler daha az. Netflix orijinal ürünü olan The Ranch de bu yapımlardan biri.

Başrollerinde Sam Elliott, Ashton Kutcher ve Danny Masterson gibi isimleri izlediğimiz dizi, Colorado’lu, kendi çiftliğini işleten bir ailenin günlük yaşamını bazen mizahi bir dille bazen ise drama formatında izleyiciye sunuyor. Artık yok olmaya başlayan küçük çiftlik sahiplerinin büyük tarım şirketleri ile mücadelesi, aile içi çekişmeler, iyice kabak tadı vermeye başlayan liberal siyasi gündemin eleştirisi ve tabii ki duygusal mücadeleler, dizinin başlıca konuları arasında yer alıyor. Dizideki çiftlik epey yapay bir stüdyo gibi dursa da, içerisinde yaşananlar oldukça gerçek ve ABD kırsalını bilenler için gayet tanıdık durumlar. Dizi, bu durumları bölümler bazında ele alarak gayet başarılı bir komedi ve hiciv yapmayı başarıyor. Yer yer taşra insanının gerizekalılığına, yer yer liberal politikaların halkta yarattığı dönüşüme, yer yer aşk hikayelerinin yavanlığına kadar tüm eleştirilerini başarılı bir şekilde gerçekleştiriyor.

Gazi Baba, Futbolcu Eskisi Evlat, Sorunlu Bir Evlilik ve Çiftlik

Oyunculuklar için konuşacak olursak, biraz kendini tekrar etse de dizinin en başarılı ve sıradışı isminin Sam Elliott (Beau) olduğu söylenebilir. Danny Masterson, hakkındaki taciz suçlamaları nedeniyle Netflix tarafından diziden çıkarıldı maalesef ve onun kaliteli komedi oyunculuğundan 5.sezon itibariyle mahsur kaldık. Ashton Kutcher ise Gerçek Kesit tadında başladığı dizinin ilerleyen bölümleri ile vasatın bir tık üstüne çıktı denebilir. 2000’lerin poster güzeli Elisha Cuthbert da ilk bölümlerden itibaren istikrarlı ve orta seviye bir oyunculukla dizideki rolünü (Abby) devam ettiriyor.

Country müzik sevenler için, dizinin harika bir fon müziği seçimi var. Her bölümde bir iki şarkıyı Shazam’lamak isteyeceğinizi düşünüyorum. Yarım saatlik bölümleri ile The Ranch, akşamları bir kaç bölüm izleyip gevşemek için iyi bir seçim. Dizinin çok büyük bir anlatısı yok. Fakat izleyiciyi kendisine bağlamasını da beceriyor. Sezon geneline yayılan arka plandaki olaylar ile bölümlük küçük vakalar iyi bir şekilde harmanlanmış. Beau karakterinin geçmişindeki eski ABD ile milenyal jenerasyonun ABD’si arasındaki fark ise çok başarılı bir şekilde ekrana yansıtılmış.

Sitcom sevenlerin bir şans vermesini arzuladığım bir dizi The Ranch. Özellikle ABD taşrasına ilgi duyuyorsanız, şehir sitcomlarından sıkıldıysanız ve Netflix üzerinde izleyecek bir şeyler arıyorsanız bir kaç bölümlük bir test turuna çıkabilirsiniz. Herkese iyi seyirler.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.