Max Payne Oyunları 1 ve 2 – İnceleme

Kaybedecek hiç bir şeyi yok

 

Şu sıralar Rockstar Games tarafından 3.sü piyasada olan Max Payne serisinin ilk oyununu, genç arkadaşların bilmesi, daha doğrusu oyuna kadar olan süreçteki bekleyişi bilmesi biraz zor. İskandinav kökenli bir oyun firmasının (Remedy Entertainment) uzun yıllar önce küçük bir fragman ile tanıttığı ilk oyun Max Payne, bu fragmanın ardından fırtınalar yaratmış, oyunun dağıtım hakları 3D Realms firması tarafından alınmış ve yıllar sürecek bir bekleyiş başlamıştı. Her sene E3 fuarında yeni bir Max Payne videosu izletiliyor,  ağızlara bir parmak daha bal çalınıyor, bekleyiş devam ediyordu. Yaklaşık 5-6 senelik bir çalışmanın ardından ilk Max Payne, kaliteli hikayesi ve kurgusu, John Wootarzı aksiyon filmlerine selam çakan oynanışı ve hüzünlü hikayesi unutulmayacak bir yapım olarak belleklerde yer edindi.

Bu otelde büyük çatışmalar dönüyor.

Yüz ifademiz hep böyle. Sinirli, üzgün, yorgun.

Max Payne esasında New York Polisi için çalışan bir dedektif. Karısı ve kızı ile mutlu bir yaşam sürmektedir.  Valkyr denen bir uyuşturucu hap yutan bir avuç serseri, kafaları iyi halde Max Payne’ın evini basar, karısını ve çocuğunu öldürürler. Valkyr denen hap bir çılgınlık gibi yayılmakta, kitleleri etkisi altına almaktadır. Max Payne karısının ve çocuğunun intikamını almak, Valkyr saçmalığının arkasındaki adamı bulmak için narkotiğe (DEA) geçer. Gizli ajan olarak uyuşturucu mafyasına sızan Payne, gizli ajan olduğunu bilen DEA deki dostunun katledilmesi ve bir kumpas sonucunda kendisini New York’un arananlar listesinde bulur. Bundan sonra Payne yalnızdır.

Valkyr’in arkasında güçleri ararken yolu bazen mafyayla, bazen polisle bazen de ABD derin devleti ile kesişecektir. Yer yer sıradışı, yer yer klişe diyebileceğimiz  bir hikaye örgüsü ile yavaş yavaş finale doğru ilerliyor Max Payne. Seriye bu oyunla giriş yapmanız, Max Payne’ın hikayesini ve karakterini anlamanıza yardımcı olacaktır.

Max Payne 2 


Max Payne 2‘de ise daha farklı bir Max görmekteyiz. Ailesinin intikamını aldığını düşünen, daha olgun, dış görünüş olarak da biraz daha farklı bir Max. Fakat işler düşündüğü gibi gitmeyecek ilk oyunda yaşadığı hikaye peşini bırakmayacaktır. Öncelikle oyuna dahil olan farklı bir karakterimiz var. Mona Sax. Mona ilk oyunda da yolumuzun kesiştiği, ama bu oyundaki gibi  “femme fatale” resmedilmeyen bir karakterdi. Bu oyunda ise, Max Payne ile gene yolları kesişen, absürd bir yerde yaşayan, ölümcül, seksi bir karakter olarak karşımızda. Senatör Alfred Woden için çalışmakta. Max ile aralarında inanılmaz bir ilişki mevcut. İnişli çıkışlı, tehlikeli bu ilişki, muhteşem bir kara film, rus ve italyan mafyası, bir Amerikan senatörü ve gene film tadında bir hikaye.

İkinci filmde bu sefer Mona ile beraber eden Max Payne, gene kötü adamlar ile ölümcül çatışmalara giriyor, birden fazla kez ölümden dönüyor, polis içerisindeki bir köstebek ile mücadele ediyor ve gene üzerine yıkılan bir çok suçtan aranan bir kanun kaçağı olarak hareket ediyor. Olaylar bir kez daha Alfred Woden‘ın mansiyonunda, dramatik bir final ile son buluyor.

Daha iyi grafikler, daha estetik hareketler

2.oyunun en güzel bölümlerinden biri

İkinci oyunda, yine benzer bir oyun motoru kullanan ekip, grafiklerde önemli iyileştirmelere gitmiş. Ağır çekim görüntüleri ve oynanışında ufak tefek değişiklikler yapılmış. Genel olarak, ikinci oyun, çok daha iyi görünen, çok daha stabil çalışan, daha profesyonel bir yapım. Bununla beraber, oyunun ana planında, ana menülerinde, tuş takımlarında, hatta video seanslarında bile ilk oyunla bir bütünlük korunmuş, ki bence bu çok önemli ve başarılı bir uygulama.

İlk iki Max Payne oyunu, sizlere film tadında bir kaç gün yaşatan, kısa süren, değişik zorluk seviyesinde tekrar tekrar oynanmayı hakeden, kaliteli bir hikaye ve oynanışla bir oyunun neler yapabileceğini gösteren bir seri. Daha sonra bu seri, Mark Wahlberg tarafından başrolü oynana bir filmle de süslendi. Esasında filmin, oyunun atmosferini yansıtmaktan uzak, Valkyr meselesine aşırı odaklanan, silik bir Max Payne içerdiğini düşünüyorum. Yine de bu güzel oyunların hatrına bir bakabilirsiniz. Film ile ilgili daha fazla bilgi için,

http://www.imdb.com/title/tt0467197/

Bu oyunlara bu film yakışmadı

You may also like...